OZON TEDAVİSİNİN YAPILDIĞI HASTALIKLAR:
1.Dolaşım Bozuklukları: Ozon tedavisinin kalsik endikasyonu periferik arterial dolaşım bozukluklarıdır.
2.Geriatri: Yaşlı kişilerde ozon tedavisi çok iyi etki yapar. Bağışıklık sitemini güçlendirerek yaşam kalitesini artırır.
3.Göz Hastalıkları: Yaşa bağlı dolaşım bozuklukları, atrofik ve dejeneratif değşikliklerle gözü de etkilemektedir. Örneğin, senil makuller dejenerasyon, retina merkezinde meydana gelmektedir. Bundan dolayı oluşan sekeller optik sinirin atrofisine sebep olmaktadır. Ozon tedavisi sonrası 6-8 ay içinde vizyonda iyileşme görüldüğü kanıtlanmıştır. (Siena Üniversitesi´nde yapılan çalışma)
4.Kanserde Destekleyici Tedavi: Ozon tedavisi kanser hastalıklarında tamamlayıcı ve destekleyici tedavi olark çok etkilidir. Burada ozonun immun sistemin aktivasyonundaki rolü çok büyüktür. Küçük dozlarda verilen ozon, immun hücrelerin (lenfositler, yardımcı ve baskılayıcı hücreler ve doğal katil hücreler gibi) cytokin denilen interferon, inteleukin içeren haberci proteinlerin aktif hale gelmesini sağlar. Genel olarak ozon, vücudun kendi doğal interferon ve interleukinini yüksek miktarda üretmesini sağlar. Aynı zamanda kemoterapinin veya radyoterapinin sağlıklı dokulara toksik etkisini önler, vücudun direncinin ve zindeliğinin artmasına, yaşam kalitesinin yükselmesine katkıda bulunur.
5.Cilt mantarları ve enfekte cilt lezyonları: Ozonun mantar ve bakterileri yok edici özelliği 100 yılı aşkın bir süredir bilinmektedir. Ozon tedavisinin özellikleri nedeniyle, inatçı cilt mantarlarının, bakteriyel enfeksiyonlu yaraların, gövdedeki mantar enfeksiyonlarının tedavisinde büyük etkisi vardır. Aynı şekilde enfeksiyonlu yaraların lokal tedavisi, alt bacağın enfekte ülserleri, şekeer hastalarının iyileşmeyen yaraları, gangren, medikal ozonun klasik uygulama alanlarına ait olan hastalıklardır. Yaraların temizlenmesinden itibaren iyileşme sürecini hızlandırır.
6.Patolojik Bağırsak Hastalıkları (kolit, M.Crohn, proktit gibi): Bu hastalıklarda yapılan rektal ozon tedavisinin çok etkili olduğunu 1977 yılında Dr.Rokitansky kanıtlamıştır.
7.Virüsten kaynaklanan hastalıklar ve enfeksiyonlar: Herpes Zoster (zona), Herpes Labialis (uçuk) gibi. Karaciğerin virütik hastalıklarında Hepatit A, Hepatit B, Hepatit C gibi, medikal ozon uygulaması klasik tedaviler arasında yer alır. Burada klasik tıbbi tedavi yöntemlerine ek olarak major otohemoterapi veya rektal yolla ozon gazının verilmesi bu hastalıkların gerilemesine ve hastaların yaşam kalitelerinin kısa sürede düzelmesine yardımcı olur.
8.Kronik yorgunluk sendromunda ve Anti-Aging amaçlı: Oksijen yetersizliği, zihinsel ve bedensel yorgunluk, günlük ve iş hayatındaki stres, sigara uykusuzluk ozon tedavisine çok iyi yanıt verir. Kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin metabolizmalarının ozonun etkisiyle aktive olması ve ortaya çıkan reaksiyonlar neticesi hastaların kendilerini yenilenmiş ve iyi hissetmelerini sağlar.
9.Dejeneratif eklem hastalıkları: Kronik gonartozlarda, kronik poliartritlerde, omartrozlarda (omuz eklemi artrozlarında) ozon tedavisinin etkisi çok yönlüdür. Yumuşak dokulardaki enflamasyonu geçirir, ağrıdan şikayet eden hastalarda ağrının geçmesini sağlayarak yaşam kalitesini artırır.
Artritik ve nörolojik durumlar, iskelet, kas veya sinir sistemine bağlı çok ağrılı fonksiyon kısıtlığı da yapabilen durumlar ortaya çıkarır. Genel olarak medikal ozon uygulaması diğer klasik tedavilerle kombine edilerek destekleyici amaçla uygulanır. Akut olmayan romatoid artrit vakalarında major otohemoterapi tamamlayıcı yöntem olarak çok etkilidir.
Medikal Ozon 167 yıldır insan sağlığının hizmetinde olduğu bilinmektedir. Ozon gazı ilk defa İsviçre´de 1840 yılında Alman kimyager Schönbein tarafından keşfedildi.
1900 yılında Dr. Nicola Tesla ilk ozon jeneratörünün patentini aldı.
1902 yılında H.J. Clark, ozonu anemi, kanser, diyabet, influanza ve morfin zehirlenmesinde kullandı.
1915 yılında Dr. Albert Wolf, 1.Dünya Savaşı´nda enfekte ve gangrene olmuş şarapnel yaralanmalrını ozonla tedavi etti.
1926 yılında Dr. Otto Warburg Berlin´de kanserin hücre düzeyinde oksijen azlığından meydana geldiğini bildirmiş ve bu buluşu ile 1931 ve 1944 Nobel ödüllerini alarak, bu alanda 2 kez arka arkaya ödül alan tek kişi olarak tarihe geçmiştir.
1957 yılında Dr. J. Haensler kendi medikal ozon jeneratör patentini aldı.
1961 yılında Hans Wolfún tanıttığı major ve minor otohemoterapitedavi teknikleri kullanılmaya başlandı.
1977 yılında Dr. Renate Viebahn ozonun vücuttaki etkilerini teknik ve bilimsel olarak açıkladı.
1979 yılında Dr. G. Freibott ilk defa bir AIDS hastasını ozonla tedavi etti.
1981 yılında Dr. Z. Fahmi intra-artikular ozon enjeksiyon tedavisini hasatalarda tatbik etmeye başladı.
1999 yılında Türkiye´de ilk defa Dr. Muammer Velidedeoğlu tarafından ozon tedavisi tanıtıldı ve hastalarda tatbik edilmeye başlandı.
|